Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aydemir, mevcut uluslararası sistemin çözülme sürecinden geçtiğini, yeni dönemin ise henüz tam kurumsallaşmadığını belirtti.
Aydemir’e göre kırılma dönemleri, ülkelerin konumlarını yeniden tanımladığı eşiklerdir. Erdoğan’ın siyasi tarih okumasına dayalı strateji geliştirdiğini ifade eden Aydemir, bu yaklaşımın Türkiye’nin dış politikada daha aktif ve sonuç odaklı bir çizgiye yönelmesini sağladığını kaydetti.
DIŞ POLİTİKADA STRATEJİK HAMLELER
Aydemir, Türkiye’nin son yıllarda kriz sahalarında arabuluculuk, denge politikası ve çok yönlü diplomasi başlıklarında etkin rol üstlendiğini söyledi. Bu performansın kurumsal kapasiteyle bağlantılı olduğunu dile getiren Aydemir, Milli İstihbarat Teşkilatı, Dışişleri Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sahadaki kabiliyetinin stratejik karar süreçlerine zemin oluşturduğunu vurguladı.
Avrupa Birliği’nin zaman zaman Türkiye’nin yaklaşımına ihtiyaç duyduğunu belirten Aydemir, buna rağmen Ankara’nın eşit aktör olarak konumlanması konusunda mesafe bulunduğunu ifade etti. Aydemir’e göre Türkiye’nin ürettiği diplomatik akıl, küresel krizlerin çözümünde kullanılabilecek kapasiteye sahip.
SİSTEMDE YER ARAYIŞI
Aydemir, Erdoğan’ın ilke inşasına önem verdiğini ve Türkiye’nin uluslararası sistemde daha doğru bir konuma taşınmasını hedeflediğini dile getirdi. İç politika başlıklarında çeşitli sorun alanlarının varlığını hatırlatan Aydemir, doğal sınırlar ve küresel şartların bazı hedefleri orta vadeye taşıdığını söyledi.
Türkiye’nin kadim devlet geleneğine sahip olduğunu belirten Aydemir, bu birikimin yeniden görünür hâle geldiğini kaydetti. Erdoğan’ın estirdiği siyasi rüzgârın, Türkiye’nin uluslararası alanda daha görünür olmasına imkân sağladığını sözlerine ekledi.