Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri hamlelerini sert sözlerle değerlendirdi. Aydemir’e göre nükleer kapasite iddiası üzerinden yürütülen süreç artık açık biçimde rejim değişikliği hedefi taşıyor.
Saldırıların yalnızca askeri tesislerle sınırlı kalmadığını belirten Aydemir, eski ve mevcut yöneticilere dönük girişimlerin bölgesel krizi daha kırılgan hale getirdiğini ifade etti. Bu tablonun uluslararası hukuk açısından ağır sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
İran’ın karşı hamlelerine de dikkat çeken Aydemir, Tahran yönetiminin gerilimi geniş bir coğrafyaya yayma stratejisi izlediğini kaydetti. ABD üslerinin bulunduğu ülkelere yönelen füze atışlarının Körfez hattını doğrudan risk alanına soktuğunu dile getirdi.
Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Bahreyn ve Irak’ta alarm seviyesinin yükseldiğini aktaran Aydemir, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin küresel enerji arzı üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.
TÜRKİYE’NİN DİPLOMATİK KONUMU
Aydemir’e göre Ankara’nın temkinli ve dengeli tutumu mevcut kriz başlığında belirleyici unsur taşıyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bölge ülkeleriyle yürüttüğü temasların önemli bir zemin oluşturduğunu ifade etti.
İran’ın daha önce Türkiye’nin arabuluculuk girişimlerine mesafeli yaklaştığını hatırlatan Aydemir, gelinen aşamada Ankara’nın samimi ve yapıcı bir adres olarak öne çıktığını kaydetti. Diyalog kanallarının açık tutulmasının hem bölge güvenliği hem küresel istikrar açısından zorunlu olduğunu dile getirdi.
İncirlik Üssü üzerinden Türkiye’yi hedef alan provokatif söylemlerin bölgesel gerilimi artıracağını belirten Aydemir, aklıselimin hâkim olması çağrısında bulundu. Ramazan ayında yaşanan can kayıplarının tüm taraflar açısından ağır bir vicdani yük oluşturduğunu sözlerine ekledi.