Orta Asya, uzun süredir enerji ve ulaştırma projeleri üzerinden küresel rekabetin sahası. Türkiye ile Türkmenistan arasındaki ticaret hedefi bu zeminde okunmalı.
5 milyar dolar, teknik bir sayıdan ibaret görünse de arka planında siyasi irade, lojistik planlama ve finansal altyapı var. 2,2 milyar dolarlık mevcut hacim, sağlam bir başlangıç noktası sunuyor. Asıl mesele bu zemini sektör çeşitliliğiyle genişletmek.
Enerji projeleri ile müteahhitlik faaliyetleri eş zamanlı yürütüldüğünde ticaret artışı doğal bir sonuç verir. Türkmenistan enerji arzında, Türkiye ise işleme ve dağıtım kapasitesinde güçlü. Bu tamamlayıcılık, ekonomik derinliği artırır.
Fuar organizasyonları ve yatırım forumları, yalnızca tanıtım etkinliği değildir. Bu platformlar iş ağlarının kurulduğu, finansman seçeneklerinin tartışıldığı alanlardır. Bu nedenle sürecin kurumsal boyutu dikkat çekiyor.
Türkiye’nin Orta Asya açılımı, Hazar hattı üzerinden şekillenen yeni ticaret akışlarıyla daha görünür hale geliyor. Türkmenistan ile geliştirilecek güçlü bir ekonomik bağ, bu hattın merkezini sağlamlaştırır.
Ekonomik iş birliği, bölgesel istikrarı da destekler. Ticaret hacmi arttıkça karşılıklı bağımlılık güçlenir, bu da siyasi ilişkilerin zeminini tahkim eder.
Sonuç olarak 5 milyar dolarlık hedef, bir niyet beyanı değil; planlı bir ekonomik hamlenin başlığıdır. Bu başlığın altı, sahadaki projelerle doldukça bölgesel tablo da değişecektir.